Bağımlılık Nedir?

Uyuşturucu Nedir?

Yasal veya yasal olmayan, uyarıcı ve uyuşturucu niteliği olan, bağımlılık yapan maddelerin tümüne “uyuşturucu“ adı verilir.

Bu maddelerin bir kısmı tedavi amacıyla tıpta ilaç olarak kullanılmaktadır. Hekim kontrolünde alındığı sürece bağımlılık sorunu ortaya çıkmaz.

BAĞIMLILIKLA İLGİLİ TERİMLER

Alışkanlık mı? Bağımlılık mı?

Alışkanlık, günlük veya belli bir zaman aralığında rutin olarak yapılan eylemdir. Alışkanlık daha fazla rutin işler için kullanılan bir terimdir. Ayrıca alışkanlık yemekten sonra ve önce ellerin yıkanması, spor yapılması vb olumlu davranışların yanında; gece geç saatlerde uyumak, düzensiz beslenmek gibi olumsuz davranış ve etkinlikleri de içerebilmektir. Sigara içki vb. madde bağımlılığa dönüşmese de kötü ve olumsuz alışkanlıklar olarak değerlendirilir.

Günlük olarak evde, işte, okulda kullanılan internet, bu rutin işlerden sayılarak alışkanlık diye değerlendirilebilir. Günlük girilen belirli sitelerin ve mail’lerin kontrol edilmesi de bu kapsamda görülür.

Bağımlılık, alışkanlığın bir sonraki safhasıdır. Bağımlılığın tam olarak oluşması, bağımlılık davranışının rutin ve aşırı ölçüde yapılmasıyla yakından ilişkilidir.

BAĞIMLILIK NEDİR?

  • Kişinin zarar gördüğü halde madde kullanmaya devam etmesi,
  • Kullandığı maddeyi uzun süre bırakamaması,
  • Sürekli madde arayışı içinde olması,
  • Kullandığı maddenin dozunu giderek arttırması ile karakterize bir tablodur.

Kişi bir süre sonra madde dışında başka hiçbir şey düşünemez. Yaşamdaki her şey önemi kaybetmiştir. Kullanılan maddenin dozu zaman içinde arttığı ve bu dozun çok üst düzeylere vardığı görülür.

Bağımlılık bir hastalıktır. Bir hastalık olarak da tedavi edilmelidir.

BAĞIMLILIĞIN TANIMI

Bağımlılık nörolojik bir hastalıktır. DSM-IV Psikiyatrik Hastalıklar Tanı kitabına göre bağımlılığın tanımı ölçütleri aşağıda ki belirtilmiştir ve bunlardan yalnızca üç tanesi "bağımlılık tanısı" verebilmek için yeterlidir.

  1. Kişi, aynı etkiyi sağlayabilmek için kullandığı madde dozunun giderek arttırır,
  2. Yoksunluk: Madde kesildiğinde ya da azaldığında ortaya çıkan ruhsal ve çoğunlukla fiziksel semptomlar yoksunluk belirtisidir. Yoksunluk belirtileri bağımlılık olduğuna işaret eder.
  3. Kişi, madde kullanımını denetlemek ya da bırakmak için çabalar. Bırakır/ azaltır ve yeniden aynı dozda madde kullanmaya başlar.
  4. Kişi, gününün ya da haftanın uzun zaman dilimlerini kullandığı maddeyi bulmak için/ kullanmak ya da bırakmak için ayırırsa,
  5. Kişi, madde bağımlılığı nedeniyle, sosyal, iş ve kişisel aktivitelerine ayırdığı zamanı azaltır ya da aktivitelerden tamamen uzaklaşırsa,
  6. Kişi, gün için her zamankinden daha yüksek dozda madde kullanmaya başladıysa,
  7. Kişi, psikolojik ve/veya fiziksel sorunların ortaya çıkmasına ya da artmasına rağmen madde kullanımına devam ediyorsa,


Bağımlılık uzun zaman psikolojik ve fiziksel bağımlılık olarak iki ye ayrılmıştır. Fiziksel bağımlılık; maddenin varlığına karşı duyulan fizyolojik bir istektir. Beden maddeye karşı uyum geliştirir. Madde alındığı zaman, ortaya bazı belirtiler çıkar. Çünkü bedenin bulduğu fizyolojik uyum bozulmuştur. Kendini yeni duruma göre ayarlamak zorundadır. İşte bu dönemde belirtiler gözlenir.

Psikolojik bağımlılık, alışkanlık, itiyat gibi diğer bazı terimler ile de açıklanır. Psikolojik bağımlılık, kişinin, duygusal ya da kişilik yapısı gereği, gereksinimlerini gidermek ya da tatmin etmek amacı ile o maddeye düşkünlüğü biçiminde de tanımlanabilir. Psikolojik bağımlılıkta madde alındığında doyum, rahatlama ve haz meydana gelir.

Ancak günümüzde bu iki tanım birbirinden ayrılmamaktadır. Çünkü psikolojik ve fiziksel bağımlılık aynı anda görülebilir. Tedavi ile fiziksel bağımlılığın sonuçları kısa sürede gidebilir. Ancak asıl sorun” psikolojik bağımlılıktır” Bunun tedavisi daha uzun bir süreç ve çaba gerektirir.

Bağımlılığın Dereceleri:

    1. Hafif (bağımlılık için gerekli ölçütler en düşük düzeyde olmak üzere vardır; sosyal etkinlikler, uğraşlar ve kişiler arası ilişkilerde bozulma çok düşük derecededir)
    2. Orta (hafif ile şiddetli arasında yer alır)
    3. Şiddetli (tanı için gerekli ölçütler fazlasıyla sağlanmaktadır; psiko-sosyal işlevlerde önemli oranda bozulma vardır)

Bağımlılık Döngüsü

Bağımlılığın aşamaları ve bir Döngüsü vardır ve bu aşamalar kati değildir, kişiden kişiye değişir. Aslında kişi, " bir gün bağımlı olacağınını asla aklına getirmeden" ilk denemesini yapar.

  1. Herkes Kullanıyor Acaba Ben de Denesem ne olur!" gibi düşüncelerin akıldan geçtiği Hazırlanma aşaması
  2. Maddenin İlk denenmesi: Merak ve bunun yanında Korku duygusunun ön palnda olduğu aşama; arkadaşının/arkadaşlarının madde kullanıyor olması, farklı olduğunun çevreye ilanı,duygusal boşluğuna derman olması nedeniyle kişi ilk kez madde kullanır.
  3. Keyif ve/veya Rahatlama için kullanılan Maddeyi sürekli kullanır hale gelmek; Kişi, ‘’"bağımlı olmam’’, ‘’ kendimi kontrol edebilirim’’, ‘’bu son defa olacak’’ diyerek madde alımını sürdürür.
  4. Yoğun Madde Kullama Aşaması: sık ve yoğun tarzda maddenin kullanılması. Madde kişinin yaşamında olumsuzluklara neden olur. Kişi,yaşam tarzının değiştiğini fark eder ama bunu değerlendirmez. Artık, maddeyi bırakacak arzusu ve bunu becerebileceğine karşı isteğini kaybetmiştir ve kendini güçsüz hissetmektedir.
  5. Madde Kullanma Davranışını Değiştirebileceğine Yeniden İnanma Aşaması; Zararları çok arttığından kişide madde kullanımından kurtulma isteği doğabilir, başına gelen olumsuz deneyimlerin maddeyi kullanmasından olduğunun farkındadır. Kurtulma isteği maddeyi alma hissinden daha kuvvetli olduğu için kişinin bu aşamada desteklenmesi ve umut verilmesi onun "becerebilirim" inancını destekler. Kullandığı maddeden ayrılmak hem fiziksel hem de psikolojik olarak acıtacağından belki de savaşmaya hazır değildir. Kişiyi bu aşamada bırakmaya zorlanmak, bırakma girişiminin başarıyla sonuçlanmasına neden olabilir
  6. Yeniden madde kullanmayı düşünme: Kişide kullanmış olduğuğu maddeye karşı yeniden pozitiğf düşünceler çıkmaya başlar. "Madde kullanmamaya" karşı katı tutumu zayıflarken, madde kullandığı zamanlara ait olumlu anılar geri gelmeye başlar. Eski arkadaş çevresini aramaya başlar, onlarla buluşmalar gerçekleştirir. Kişiye bu aşamada yardım verilmesi tekrar başa dönmeyi engelleyebilir.
  7. Arada sırada madde kullanmaya başlanması: İlk kullanımda olduğu gibi tekrar ‘’bir kez almaktan bir şey olmaz’’ düşüncesi hakimdir. Bu aşamada kişi büyük bir pişmanlık duymaktadır. Suçluluk hissinden dolayı kimseye yeniden başladığını söylemeyebilir. Bu nedenle yardım istemez. Erken fark edilmesi bırakmayı kolaylaştırır.
  8. Tekrardan başlama: madde yoğun bir şekilde tekrar kullanılmaya başlanmıştır. Bağımlılığın tüm belirtileri ortaya çıkmıştır. Her şey sil baştan olmuştur.

Madde Bağımlılığın Seyri

Bağımlıların büyük çoğunluğu kontrol edebileceği inancı ile madde kullanmaya başlamıştır. Hiçbir zaman bağımlı olabileceğini düşünmemiştir.

Amaç ara sıra kullanmaktır. Ancak sonuçta kişi, bağımlı hale gelir. Çünkü bağımlılık madde kullanımının kaçınılmaz sonucudur. Kişi, bağımlı olduğunun farkına varamaz. Farkına vardığı zaman ise çok geçtir.

Kişinin; madde kullanmaya başladıktan ne kadar sonra bağımlılık getireceğine ilişkin yeterli veri elimizde yok. Bağımlılık gelişme riski kullanılan madde cinsine, madde saflığına, kullanan kişinin fiziksel ve ruhsal yapısına göre değişir.

Bağımlılık yapan maddelerin “psikolojik etkileri” çok fazladır. Bu nedenle “bir” kez kullanım bile sorun yaratabilir. Örneğin kokain “bir” kez kullanıldıktan ve etkisi geçtikten sonra, 15- 16 saat süre ile istenmeyen ruhsal etkilere neden olur. Katı maddeleri ile fazla karıştırılmamış eroin, ilk kullanımdan sonra bile bağımlık yapabilir.

Bu nedenle bu maddelerin ilk kez kullanımı bile sakınca yaratır ve bağımlılık riski vardır. İnsan “bir” kez bağımlı oldu mu artık bir daha tam olarak bağımlılıktan kurtulamaz. Ancak bu demek değil ki bağımlılık düzelmez.

Bağımlılık düzelir ancak iyileşmez.

Kişi, madde kullanmadığı sürece iyidir. Bir sorunu yoktur. Ancak madde kullandığı andan itibaren bağımlılık sorunu derhal canlanır.


Bağımlılık Bir Hastalık Mıdır?

Bağımlılık uzun süre bir kişilik bozukluğu olarak görülmekle birlikte son yıllarda bir hastalık olarak değerlendirilmektedir. Bağımlılık bir davranış biçimini içeren bir hastalıktır. Çünkü bağımlılığa erişkin beyinde birçok nörokimyasal, nörofizyolojik değişimler saptanmıştır. Bağlılığa özgü kalıtımsal(genetik) özellikler bulunmuştur. Bağımlılığın kendine özel seyri ve tedavisi vardır. Tüm bu nedenlerden dolayı bağımlılığa hastalık demek doğru olacaktır.

Öte yandan bağımlı kişiler içinde bunu hastalık olarak görmek daha yararlı olacaktır. Çünkü nasıl şeker hastalığında uyulması gereken kurallar varsa, ilaç içilmesi gerekiyorsa bağımlılığın da bu tür özelliklerinin olduğunun bilinmesi tedaviye uyumu arttırmaktadır.

Kimler Bağımlı Olur?

Herkes bağımlı olabilir. Bağımlılığın irade zayıflığı, kişilik bozukluğu gibi etkenler ile mutlak bir ilişkisi yoktur.

“Uyuşturucu madde kullanan herkes bağımlı olabilir“, “Ben bağımlı olmam“, “Ben bunu kontrol edebilirim“ gibi düşünceler, bağımlılığa giden davranışa yönelik YANLIŞ İNANÇLARDIR.