Kreş ve Anaokuluna Hazırlık

Okul çocuğun hayatındaki önemli bir başlangıçtır. Çünkü okul, çocuk için farklı olan birçok etkinliği gerçekleştiği, birçok konuda meraklarını giderdiği yerdir. Aynı zamanda yeni arkadaşlar edinme, farklı şeyler öğrenmek, farklı çevreye girmektir. Anne baba için ise çocuklarının büyüyor olması nedeni ile gurur verici bir olaydır.

Fakat madalyonun birde diğer yüzü vardır.

Çocuk bir gün birdenbire okula gitmek istemez, Zorlamalar karşısında endişe duyar. Panik içine girer, midesi bulanır, kusar, başı döner, ağlar, gitmemekte direnir. Neden olarak öğretmenden korktuğunu ya da arkadaşlarının kendisini rahatsız ettiğini söyleyebilir. Bazı çocuklar ise söyleyemedikleri bir korkudan bahsederler. Bağlı ve bağımlı oldukları aile bireyini bir yere bırakmaz. İştahsızlık ve uykuda huzursuzluk oluşur. Okul etkinliklerine karşı pasif, içe kapanık ve utangaç davranır. Okulda ve evde daha çok nedensiz ağlamaya, kavga etmeye ve dikkat çekmeye başlar.

Bu durumların okulun ilk haftasında görülmesi normaldir.

ANCAK OKUL AÇILDIKTAN 4-5 HAFTA SONRA BU DURUMUN DEVAM ETMESİ OKUL FOBİSİNİN OLABİLECEĞİNE İŞARETTİR.

OKUL FOBİSİ:

Okul fobisi kuvvetli bir endişe nedeniyle çocuğun okula gitmeyi reddetmesi ya da bu konuda isteksiz görünmesidir. Okul fobisi yaşayan çocukların belki yarısından fazlasında asıl neden anne bağımlılığıdır, anneden ayrılamamadır.

Okul fobisinde korkulan şey okul değil, aileden ayrılmaktır Daha önce bulunmadığı bir çevreye anne babası olmaksızın giriyor olmak çocukta ciddi bir kaygı ve panik halini de yaratabilmektedir. Araştırmalar, okul fobisi olan çocukların %75’nde anneden ayrılma kaygısının olduğunu göstermektedir.

Okul ile aileden uzaklaşan çocuk, aile içindeki güvenini, düzenini, özellikle annesini kaybetme korkusu içine girer. Onu ailesinden ayıran etken okul olduğu için okuldan nefret eder. Korku tüm okula karşı olabileceği gibi okuldaki herhangi bir çocuğa, öğretmene ya da herhangi bir derse karşı da olabilir.

Kendine güveni olmayan, Kendi kendine bir iş yapamayan, Anne- babaya bağımlı, sosyal ilişki kurmakta güçlük çeken, utangaç, daha aşırı hallerde; evden dışarı çıkmaktan kaçınan ve devamlı üzüntülü görünen, genellikle başarı kaygısı olan, aşırı onay bekleyen, ailesine bağımlı, kendilerine özgüven kazandırılmadığından tek başına hayatlarını idame edemeyen çocuklarda daha sık okul korkusu gözlenir.

ANNE-BABALAR VELİ OLARAK NE YAPABİLİRİZ?

Okul ve çocuğun öğretmeni ile işbirliği yapın. Çocuğunuzla onun yaşadığı duygular hakkında konuşun. Gün içersinde okulda yaşadıklarını eve geldiğinde mutlaka sorun veya size anlatırken elinizdeki iş ne olursa olsun bırakın ve onu dinleyin. Çocuğunuzun yaşadıklarının gerçek olduğunu kabul edin. Çocuğunuza öz güven kazandırın, destekleyin ve cesaretlendirin. Sosyal aktivitelerini geliştirmesini sağlayın.

Öncelikle okul öncesi dönemde çocuklarımızın bizi taklit ederek bir şeyler öğrendiğini aklımızdan çıkarmamalıyız. Çocuklarımızın olduğu ortamlarda her hangi bir nesne veya olayla ilgili korkularımızı dile getirmemeliyiz. Evi içi etkinliklerde onlara yapabilecekleri ölçüsünde küçük sorumluluklar vermeliyiz.(çiçekleri sulamak, hayvan beslemek, masadan kendi yemek tabağını kaldırmak gibi)

Daha dramatik ve baş etmekte güçlük çektiğiniz durumlar için mutlaka PSİKOLOJİK DESTEK alınız.