Ergenlik Dönemi ve Bozuklukları

Ergenlik dönemi insan gelişiminin başka hiçbir aşamasında böylesi büyük bir değişimin yaşanmadığı vücutlarımızın, zihinlerimizin, yeteneklerimizin ve kişiler arası ilişkilerimizin değiştiği eşsiz ve bir o kadar da sancılı bir dönemdir.

Ergenlik dönemi sırasında meydana gelen gelişimsel değişimler yaygındır ve gencin fonksiyonlarının neredeyse her alanında etkilidir. Çocukluktan başka, yaşamın hiçbir diğer aşamasında bu kadar hızlı değişimler meydana gelmez. Bunlar; görünüşü, davranışları, ruh halini, başkaları ile ilişkileri ve risk almayı etkileyen pubertal değişimlerle başlar.

Bilişsel fonksiyonlardaki yaygın değişimler ise, ergenlerin soyutlamalarla baş etmelerine izin verir daha önce sorgulamadıkları tutum, davranış ve değerleri sorgulamaya başlarlar.

Akademik cephede de yaşam belirgin şekilde değişir. Çok daha fazla akademik vurgular vardır ve daha fazla ders, daha fazla öğretmen, sınavlar derken öğrencinin performansının konusu daha fazla stres içermeye başlar. Akademik olanların yanı sıra, ergenler, çeşitli değişik alanlarda da, spor, sosyal kulüpler, ders dışı uğraşlar vb, üstün olmak için çaba harcalar. Bu bazen ciddi bir performans kaygısına dönüşebilmektedir.

Bu dönemin temel görevlerinden biri kimlik gelişimidir ki, ergenler bu dönemde hem evde, hem de akran grubu içinde kim olduklarını tanımlamaya yardımcı yeni roller tecrübe ederler. Ergenler, kendi kimliklerini keşfetmek için akran gruplarını kullandıklarından ve akran grubu, aynı cins gençlerin yanı sıra karşı cinsi de içeren bir komposizyona doğru değişeceğinden arkadaşlarla ve ahbaplarla ilişkiler, yeni zorluklar getirir Aynı zamanda ergenler, ilk kez, inatçı şekilde günlük fonksiyonlarını etkileyen cinsellikleriyle de uğraşmak zorunda kalırlar. Bu esnada oldukça muhalif bir tutum sergiledikleri için ebeveynleri ile çatışmaya girmeleri ve onların istediklerinin yapmayı reddetmeleri muhtemeldir. Aynı zamanda düşüncelerini ve hislerini de ebeveynleri ile paylaşmayı keserler. Değer farklılıklarından ziyade günlük yaşam kızgınlıkları da çatışmayı artırır.

Ancak uzun süreli ve yoğun aile çatışmaları aile üyelerine yönelik güçlü negatif hislerle birlikte tipik ve yaşa uygun olmaktan çıkar ve genellikle patoloji belirtisi haline gelebilir.

Yine patoloji belirtisi olarak görülen özellikle şu durumlar vardır ki, söz konusu durumlarda mutlaka profesyonel bir destek almakta fayda olacaktır. Bunlar:

  • Ergenin sağlığını ve yaşamını tehlikeye atar şekilde risk alması
  • Kimlik problemler ve
  • İntihar eğilimi ve kendine zarar verme

İnsan yaşamının bu en kafa karıştırıcı gelişim aşaması sırasında meydana gelen majör psikopatolojiler için vakit kaybetmeden uzman desteğine başvurmak gerekmektedir ki kapsamlı ve sistematik şekilde başta ergenin kendisine ve ailesine adım adım rehberlik edildiği bir süreçten fayda görülebilinsin.

Yasemin KULAÇ

Klinik Psikolog