Sınav Kaygısı

Öğrencinin sınav öncesinde öğrendiği bilgiyi, sınav esnasında etkili bir biçimde kullanmasına engel olacak biçimde yaşadığı yoğun kaygıya sınav kaygısı denir.

Kaygı düzeyi normal olan öğrenciler sınav durumlarını, başarılarının test edileceği bir fırsat olarak değerlendirirken, kaygısı normalin üzerinde olan öğrenciler bu durumları bir tehdit olarak algılarlar. Sınavla ilgili durumlarda kendileriyle olumsuz bir diyalog içine girerler. Gerçek dışı ve karamsar bir düşünce tarzını seçerler. Öğrencinin sınav sonucuna ilişkin olumsuz düşünce, inanç ve beklentileri performansı bozarak başarının düşmesine yol açan zihinsel bir süreç ortaya çıkarmaktadır.

Sınav kaygısının sınav sırasında yarattığı olumsuz ve ketleyici etkinin odağı dikkat mekanizmasıdır. Kişinin, potansiyelini ortaya koyabilmesi için sınav sırasında dikkatinin tümünü sınav sorularına yöneltmesi gerekir. Ancak sınav kaygısı yüksek olan kişilerin yaşadığı endişe, dikkatin bölünmesine ve sınavla ilgili olmayan şeylere yönelmesine neden olur. Öğrenci, dikkatini sınava vermekte güçlük çeker ve dikkat, sınav soruları ile kişinin kendi performansına ilişkin yorum ve değerlendirmeleri arasında bölünür. Bir süre sonra öğrenci, dikkatinin çoğunu akademik başarısıyla ilgili olumsuz yorum ve değerlendirmelere yöneltir. Başarısından kuşku duyar ve diğerlerinin kendisinden daha üstün performans göstereceğini düşünür. Böylece sınava odaklanması gereken zihinsel enerji, hedefinden uzaklaşıp, dağılır ve öğrencinin gösterdiği performans, potansiyelinin çok altına düşer.

Sınav kaygısı duyan öğrenci sıklıkla "Sınav sırasında bildiğim her şeyi unutacağım, bu sınavda başarılı olamayacağım, bu sınav sonunda her şey berbat olacak,
Sınıftaki herkese rezil olacağım, diğer herkes benden daha zeki ve ben yetersiz, eksik durumdayım, evdekilerin yüzüne nasıl bakarım? ..." düşüncelere kapılır.

Bu öğrencilerin pek çoğu sınav gününden önce ve sınav günü uykusuzluk, gerginlik, çarpıntı, sinirlilik, karamsarlık, kâbus görme, korku, terleme, baş ağrısı, karın ağrısı, solunumda güçlük, iştahsızlık, mide bulantısı, bitkinlik, durgunluk gibi belirtilerle kötü not alma v.b. sıkıntılar yaşar. Bunlar gerçekte yoğun duygulanımın, yüksek kaygının yarattığı fizyolojik sıkıntılardır.

Bu fizyolojik sıkıntıları ise öğrenciler tarafından sınav için sınıfta beklerken ellerinde terleme olduğu, kalplerinin çok hızlı çarptığı, başlarının ya da karınlarının ağrıdığı; ayrıca, gerginlik, sabırsızlık, el titremesi, bütün bildiklerini unutma korkusu, kendine güvende azalma gibi belirtiler yaşadıkları şeklinde ifade edilir.

Sadece sınav öncesi değil, sınav başladıktan sonraki süreçte de, dikkati toplamakta ve soruları anlamakta güçlük, düşünememe, bilinen bir soruda hata yapma korkusuna bağlı yoğun heyecan, kötü not alma beklentisi, sınavın kötü geçeceğine inanma, sürenin yetmeyeceği düşüncesi, zor gelen sorularda paniğe kapılma ve bazı fizyolojik belirtiler gibi kaygı belirtileri ortaya çıkabilmektedir

Eğer siz de sınav öncesi, sınav sırasında ya da sınav sonrasında başa çıkamadığınız bir kaygı duygusu yaşıyorsanız, bunun yönetilebilir bir durum olduğunu ve başa çıkmanın mümkün olduğunu bilin ve bu amaç için hemen profesyonel bir destek alın.

Yasemin KULAÇ

Klinik Psikolog

İLGİLİ İÇERİKLER