Ayrılma - Boşanma

Evlilik birliği içinde karşılaşılan zorluklar, yaşanan tartışmalar veanlaşmazlıklar, evlilik ve aile ilişkilerinin devamlı bir şekilde yıpranmasına neden olmaktadır. Eşlerin birbirine yabancılaşmaya başlaması aile içerisinde gerilimlerin giderek artmasına yol açar.

Aile üyeleri içinde, ayrılma fikrinin dile getirilmesi ve tartışılması, korku ve kaygılar meydana getirebilir, dolayısıyla üyeler bu korku ve kaygılarını giderebilmek için farklı yollar seçerler. (çocukların anne-baba rolünü üstlenmeye çalışması, anne-babaya aşırı düşkünlük) Ebeveynlerin ayrılma kararı almasından sonra, kimin evden ayrılacağı, kimin kalacağı da farklı sorunlara yol açar. Çocuklar ebeveynlerinin birinden ve/veya kardeşlerden ayrılmak zorunda kaldığında, aslında kime sadık kalınmalı konusunda kendi içlerinde büyük çatışmalar yaşarlar.

Ebeveynlerin boşanmaya karar vermesinden sonra da birlikte aynı evde yaşamaya devam etmeleri ev içerisinde soğukluğun hakim olmasına ve karşılıklı yabancılaşmaya neden olur. İki farklı evin harcamalarını karşılamak zorunda olmanın getirdiği maddi yükümlülükler ve zorluklar, aile üyelerini alıştıkları konfordan ödün vermek zorunda bırakır. Bunun sonuncunda aile üyelerinde anksiyete belirtileri, depresyon hali ya da dışa vurum (madde kullanımı, okulda başarısızlık) hallerine rastlanılabilir.

Yeni aile üyelerinin(üvey ebeveynler) devreye girecek olması veya onların varlığı durumlarında, arada uzlaşma veya uzlaştırma sorunları yaşanabilir. Tek yaşamaya başlayana anne veya babalar, özellikle de eski eşin yetersiz destek verdiği ya da hiç destek vermediği durumlarda, çocuk yetiştirirken birçok sorunla karşılaşırlar. Çocuklar da maalesef ebeveynlerinin evliliğinin bitmesinden kendilerini sorumlu tutarlar, suçluluk hissi yaşamaya başlarlar.

Boşanma Danışmanlığı

Ülkemizde artış eğilimine giren boşanma kavramı, hem eşlerde hem de çocuklarda büyük ruhsal sıkıntılara neden olmaktadır. Toplum boşanmayı anormal bir durum gibigörmekte ve maalesef yaşanılamayacak hale gelmiş bir evliliği, boşanma sonucunda huzura ermeye tercih etmektedir. Boşanmış çiftlerde öfke, sitem, gücenmişlik duyguları uzun yıllar boyunca devam edebilir. Böyle bir ailede büyümüş çocuklar da yetişkin olduktan sonra, karşı cinsle sorunlu ilişkiler yaşamaya meyillidirler ve kendilerinin de boşanma olasılığı diğer çocuklara daha fazladır. Boşanma aslında çocuğunuzun hayatındaki en yıkıcı deneyimlerden birisi olabilir, çünkü güvenlik ve benlik gibi gelişmekte olan kavramları zarar görür.

Boşanma ile ilgili bazı mitler (yanlış inanışlar);

  • Aşk varken boşanma olasılığı yoktur.
  • Eğer insanlar evlenmeden önce de birbirlerini tanıyorlarsa boşanma ihtimali düşüktür.
  • Evlilik ne kadar uzun süreli olursa boşanma riski o kadar azalır.
  • Boşanmaların artması artık evliliğin güvensiz olduğunu yansıtıyor.

Buna karşılık gerçekler ise;

  • Boşanma kararı almış ya da boşanmış aileler asla anormal değildirler.
  • Boşanmalar sanılanın aksine zor dönemlerde değil, zenginlik ve rahatlık dönemlerinde artar.
  • Araştırmaların gösterdiği kadarı ile kadınların evliliklerine katlanma nedeni; kendilerine ve çocuklarına yeterli desteği ve geleceği sağlayamama korkusu gelmektedir.
  • Maalesef çocuklar boşanmalarda sıklıkla bir silah olarak ortaya atılmaktadır.

Size yardımcı olabilecek bazı bilgiler:

  • İyi bir boşanma süreci yaşayan ailelerin çocukları da diğer ailelerin çocukları kadar sağlıklı ve uyumlu bir geleceğe sahip olabilirler.
  • Uygun olabilecek bir yardım alarak, öncelikle kendi duygularınızı kontrol altına almayı, onlarla yüzleşmeyi, neyi, nasıl ve hangi zamanda söyleyeceğinizi kendinize öğretebilirsiniz.
  • Çocukların boşanma sürecinde bu durumu izleyen bir obje olduğu değil, bunu gerçekten içten yaşayan bir birey olduğu bilinmelidir. Çocuklar boşanma konusunda yeterince bilgilendirilmezse, bu durumdan kendilerini sorumlu tutabilirler
  • Boşanma sonrası birlikte geçirilecek vakitler uygun ayarlanmalı ve aksatılmamalı. Ebeveynlik yine ortak bir biçimde sürdürülmeye devam edilmeli.
  • Çocuk kiminle kalmak isterse ve kimi kendine yakın hissederse onunla birlikte yaşamalı.
  • Araştırmalarda yeniden evlenme oranları yüksek olduğu için çiftler kendilerini yeniden aile kurmaya ve üvey ebeveyn olmaya hazırlamalıdır.
  • Yeniden evlenen kişilerde uygun olan yapılanma geniş ve büyük bir aile modelinde (boşanan çiftler, üvey ana-baba, üvey kardeşler)algılanmalı ve bu çerçevede ilişkiler sürmelidir.
  • Bu süreci sağlıklı olarak atlatmak için bir psikiyatri uzmanından veya psikologlardan yardım alabilirsiniz.