Eş Kaybı

Evlilikte eş kaybı beklenmeyen bir durumdur ve genellikle komplike psikiyatrik ve psikolojik süreçlere neden olur. Eş kaybının ne şekilde ve ne zaman ortaya çıktığı geriden kalan evliliğin yeterlilik, maddi ve manevi dayanıklılık durumu eşini kaybeden bireyde ortaya çıkacak tepkileri de belirleyecektir.

Beklenmedik ve ani yaşanan bir kayıp daha ağır ve yıkıcı sonuçlar ortaya koyabilir. Bilinen bir hastalık ve ilerleyen bir süreçle olması muhtemel bir vefatın gerçekleşmesi göreceli olarak geride kalan çifti yaşama daha kolay hazırlar. Ne şekilde ve ne zaman olursa olsun eş kaybından sonra geride kalan bireyin yaşaması gereken bir yas reaksiyonu ve tamamlanması muhtemel ortalama bir 6 aylık sürecin var olduğu unutulmamalıdır. Bu süreç sırası ile aşağıdaki basamakları içerir

  1. İnkar: Birey duygusal anlamda kaybı reddetmektedir. Yaşam şekli sanki eşi yaşıyormuşçasına devam etme eğilimindedir. Tüm yas reaksiyonlarının değişken sürelerle geçtiği ilk basamak öncelikle inkardır.
  2. Suçlu ya sorumlusu dönemi: Kayba neden olan durumun suçlusu ya da sorumlusu aranır. En ağır sonuç geride kalan bireyin kendini suçlaması ya da vefatta kısmen de olsa sorumlu hissetmesi halidir. Şayet suçlu kişi, kendi ve vefat eden kişi dışında birisi ise, söz konusu bireye ya da kuruma karşı da yoğun bir öfke de bu dönemde görülen en önemli duygu halidir. Tedavi eden hekimlere, onu kurtaramayan sağlık çalışanlarına karşı duyulan öfke de en sık bu dönemde ortaya çıkar.
  3. Özlem: Geride kalan birey kaybettiği eşine ve onunla birlikte yaşamakta olduğu yaşam şekline karşı yoğun bir özlem duyar. Bu duygu daha sonra gelecek olan depresif dönemin ön habercisidir.
  4. Depresif dönem: Kişi kendini üzgün, çökkün, isteksiz, keyifsiz, karamsar hissetmektedir. Geleceğe ait planları ve beklentileri yok olmuş ya da yıkılmış gibidir. Anlamsızlık en önemli duygudur. Özlem, öfke, kırgınlık, hayata karşı küskünlük bu dönemde kişide değişken olarak görülmektedir. Yas sürecinin en ağır en ağır dönemidir.
  5. Kabullenme: Devam eden yaşam geride kalan bireye farklı yollarla yaşama ve savaşma nedenleri sunar. Kişi kaybı ve sonrasında ortaya çıkan yas sürecini kabullenmiş yaşamı yeniden keşfetmeye başlamıştır. Artık vefattan önceki kişi olmasının mümkün olmadığını bilmekte ancak yaşamın devam ettiği gerçeğini de gereklerinin yapılması gerektiğini de kabullenmiştir.

Eş kaybı sonucu çocukların ve yakın aile bireylerinin de bu durumdan ağır derece de etkilenecekleri göz ardı edilmemelidir. Sadece eşini kaybeden birey için değil gerekirse çocuklar ya da yakın aile bireyleri içinde profesyonel yardım istenmelidir.