TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) gün geçtikçe artan oranlarda karşımıza çıkan psikiyatrik problemlerden biridir. Doğal Afetler (deprem, sel, tusunami vb.) sonucu olarak ruhsal örselenmeler olabileceği gibi insan eli ile oluşan (taciz, tecavüz, tehtit, işkence, sözel ve fiziksel şiddet vb.) nedenlerden dolayı da kişilerde ruhsal örselenme oluşabimektedir. DSM 5 de bunların yanına örseleyici olaylara şahit olmak da eklenmiş ve kişilerin bu konuda da irdelenmesi gerektiğine vurgu yapılmıştır.

TSSB problemine sahip olan danışanlar başvuru sırasında bunu açıklıkla dile getirdiklerinde tanı olarak pek zorluk yaşanmaz. Asıl zorluk travmanın ifade edilmediği, edilemediği durumlarda önümüze çıkar. Kişi utandığı için travmatik olayı anlatmayacağı gibi, geçmişte olup biten bir olayın başvuru şikayetlerine neden oluşturabileceğini düşünmediği için de sağlık personeli ile bu bilgiyi paylaşmayabilir. Kimi vakalarda ise zaten travmatik olay bastırılmış ve anılar içinden silinmiş bir haldedir.

Bu danışanlar bize mutlaka ansiyete(kaygı) belirtileriyle başvururlar.Her türlü kaygı belirtisinde TSSB’yi de ayırıcı tanıda göz önünde bulundurmak gerekir. Şöyle ki; Kişi bize yaygın ansiyete bozukluğu gibi , sosyal fobi gibi ,obsesyonlar takıntılar gibi belirtilerle başvurabilir özellikle temizlik obsesyonu gibi takıntıların altında bir cinsel travmanın var olabileceğini de unutmamamız gerekir.

Panik bozukluk gibi belirtilerle başvuran hastalarda ,asıl travmayı hatırlatan bir takım anıların varolduğu durumlarda ortaya çıkan yoğun kaygı ataklarının olduğu bilinmektedir. Bütün ansiyete bozukluğu hastalarında travma araştırılmalıdır..

TSSB genel olarak kişinin travmatik yaşantıya ait alanlarının kısmen ya da tamamen hatırlanmamasıyla karakterize olabileceği gibi, geleceğinin anlamsızlığı bugüne ait hiç bir belkentisinin olmaması, depresif çökkün duygu durumu ya da bizim flashback dediğimiz travmaya ait bir takım görüntülerin zihninde canlanması halleri gibi durumlar bu hastalıktaki karakteristik özelliklerdir. Kişiler günlük yaşam içinde onları örseleyen travmatik yaşantıyı hatırlatacak bir takım olaylar ile karşı karşıya kaldıklarında da çok yoğun kaygı belirtileri ortaya koyarlar. Örneğin;tecavüze uğrayan bir kadın izlediği bir flim sahnesinde buna benzer görüntüyü gördüğünde çok şiddetli kaygı atağı geçirebilir. Yoğun çatışmalara maruz kalan bir asker askerliği bitikten daha sonra mutfakta tencere yere düştüğünde bile bomba atılıyor diyerek şiddetli bir korku tepkisi verebilir. TSSB eğer tedavi edilmezse uzun yıllar kişinin ruhsal ve fiziksel yaşamını etkiler yani sağlığını bozucu özelliktedir.

TSSB’nin tedavisinde etkili 2 ana yöntem vardır .Bir tanesi ilaç tedavileri bir diğeri ise psikoterapiler.

İlaç tedavilerinde etkili olduğunu bildiğimiz sağlık bakanlığı tarafından da onaylanmış TSSB de etkili ilaçların kullanılması, kişinin bedensel anlamda belirtilerini iyileştireceği gibi ruhsal anlamdaki travmaya ait flashbacklerin de sönmesine ve kişinin yaşam kalitesini bozmasına engel olur. Ama sadece ilaçla tamamen iyleşmek genellikle pek mümkün değildir, mutlaka bir psikoterapi desteğinin bu konuda kullanılması işimizi kolaylaştırır. Bu alanda özelleşmiş psikoterapi yöntemleri vardır ki EMDR dediğimiz bu terapi yöntemi aslında bu alana özel olarak geliştirilmiştir.Ayrıca EMDR nin yanında kişinin mevcut travmatik anıları