Evlilik Sorunları

Romantik ilişkilerde yaşanan sorun ve çıkmazlardan ötürü profesyonel yardıma yönelen çiftlerle sıklıkla karşılaşmaktayız. Yaşadığımız dönemde giderek artan sorumluluklar, üzerimize düşen rollerin çeşitliliği ve karmaşık yapısı, rekabet ve bireyselliğin ön plana çıkması, ekonomik sorunlar, cinsiyet rollerindeki büyük değişimler gibi pek çok faktörün evlilik kurumuna yüklenen anlam ve beklentilerde de bir değişime yol açtığı söylenebilir. ‘Ömür boyu birliktelik’ sözüne rağmen boşanma oranlarındaki yaklaşık %50’leri bulan artışta da sosyokültürel bağlamdaki değişimlerin rol oynadığı söylenebilir. Tüketim ve hız çağı duyguların da hızla tüketilmesine yol açabilmektedir. Kültürümüzde artık geleneksel cinsiyet rolleri büyük bir revizyona uğramış özellikle kentsel kesimde kadın - erkek eşitliği giderek daha da vurgulanan bir hedef haline gelmiştir. Başka bir deyişle ev işleri ve çocuk bakımından sorumlu olan kadın figürü ile evi geçindirmekten sorumlu erkek figürü terkedilmeye başlanmıştır. Bu da yeni sorumluluk alanlarının doğmasını sağlamıştır. Nitekim zaman içinde kadınların çalışma hayatına girişi ve ekonomik güce kavuşması ataerkil dengenin değişiminde rol oynayarak kadınları sağlıksız pasif konumdan daha üretken ve aktif konuma getirmiştir. Bunun gibi değişimin gözlemlendiği önemli alanlardan birini de erkeklerin özellikle çocuk yetiştirmede daha bilinçli ve aktif hale gelmesi oluşturmuştur. Bunun da benzer şekilde erkekler için rol tanımlarının ve alanlarının genişlemesi ile sonuçlandığı söylenebilir. Hem yaşanan bu değişimler hem de aile olmanın temelinde yatan bileşenler bireylerde yeni bir uyum süreci ihtiyacını da doğurmaktadır.

Çiftler arası ilişkilerde sıklıkla beklentilerin karşılanmaması, iletişim güçlükleri, ilgisizlik, kıskançlık, sadakatsizlik, duygusal/fiziksel ya da cinsel istismar, cinsel hayatla ilgili sorunlar, anlaşılmama hissi, aile büyüklerinin müdahaleleri, çocuk yetiştirme tutumundaki ayrılıklar gibi bileşenler sorun alanı olarak karşımıza çıkmaktadır. Genellikle birden fazla etmen sorun alanını oluşturmakta ve çiftler çözüm noktasında tıkandıklarını hissettiklerinde profesyonel yardıma yönelmektedir. Ancak bunun dışında eş seçimi ile ilgili kararsızlıklar ve maalesef kronikleşen sorunlar neticesinde ayrılık - boşanma noktasında yapılan başvurular da nadir değildir.

Özellikle iletişim sorunları ve birlikte geçirilen zamanın darlığı hem diğer sorunları da beraberinde getirebildiğinden hem de en sık yaşanan güçlükler arasında olduğu için önem arz etmektedir. İletişimdeki bozulmalar bazen tamamen iletişimin kopukluğu olabildiği gibi bazense iletişimin sağlıksızlaşması olarak kendini göstermektedir. Özellikle kazan-kaybet mücadelesine dönüşen tartışmalar, suçlayıcı ve yargılayıcı bir dil kullanılması ve öfke kontrol güçlükleri iletişimde ciddi bozulmalarla sonuçlanmakta böylece hem sorunlar kronikleşebilmekte hem de eşler giderek birbirinden uzaklaşabilmektedir. Sağlıklı bir ilişkinin temelinde ise sağlıklı ve güçlü bir iletişim yer alır. Sorun ve beklentilerin somutlaştırılması, duyguların ifadesi, kaliteli zaman geçirmek var olan sorunların çözümünde önemli rol oynamaktadır. İlişkinin hangi aşamasında olunursa olunsun yaşanan kararsızlık ve problemler için uzman yardımına başvurmak hem aile sistemi içindeki her birey için sıkıntıların azaltılması hem de ilişkilerin daha sağlıklı ve güçlü olması adına koruyucu bir rol oynamakta ve oldukça etkili sonuçlar verebilmektedir.