Kişilik Bozuklukları

Kişilik bireyin yaşamla uyum biçimini, kendisi ve dış dünyası ile ilişkilerinin bütününü kapsar. Kişiliğin temelinde genetik ve biyolojik etkenler önemli olmakla birlikte, bebeklik ve çocukluk döneminde aileyle ve özellikle anneyle kurulan ilişkilerin kişilik oluşumunu önemli derecede belirler. Ergenlik döneminde biçimlenen kişilik, çevresel nedenler ve yaşamsal deneyimlerden de etkilenir.

Kişilik bozuklukları ise; Ergenlik ya da genç erişkinlik yıllarında başlar, zamanla kalıcı olur ve sıkıntıya ya da işlevsellikte bozulmaya yol açar. Kişinin kendi kültürüne göre, beklenenden önemli ölçüde sapmalar gösteren, süreklilik arz eden bir iç yaşantılar ve davranışlar örüntüsüdür ve esneklikten yoksun ve uyum bozucu biçimde, işlevsellikte belirgin bir bozulmaya ya da kişisel sıkıntıya neden olmaktadır.

Şu alanlarda kendini gösterir:

  • Düşünce farklılıklarında (kişinin kendisini, başkalarını ve olayları yorumlama biçiminde),
  • Duygulanım farklılıklarında (duygusal tepkilerin görülme aralığı, yoğunluğu, değişkenliği ve uygunluğu),
  • İnsanlar arası ilişkilerde yaşanan zorluklarda,
  • Dürtü kontrol etmekte yaşanan zorluklarda

Kişilik bozukluklarının toplumda yaygınlığı %10- 30 arasında bildirilmektedir. Sınırda (borderline) kişilik örgütlenmesine ise genel nüfus içinde rastlanma oranı %20-30’dur. Psikiyatrik başvurusu olanlarda ise %40 oranında rastlanır.

Kişilik Bozukluğu Türleri

DSM, kişilik bozukluklarını üç ana grupta sınıflandırmıştır.

Bunlardan A ve B kümeleri daha çok sınırda kişilik örgütlenmesi gösterirken, C kümesi daha çok nevrotik örgütlenme gösteren bireyleri içerir.

A Kümesi

Paranoid KB

Şizoid KB

Şizotipal KB

B Kümesi

Antisosyal KB

Sınırda (Borderline) KB

Histrionik KB

Narsisistik KB

C Kümesi

Çekingen KB

Bağımlı KB

Obsesif Kompülsif KB

Tedavi

Kişilik bozukluklarının tedavisi, ortalama 4-6 yıl sürmektedir ve hepsi tam olarak tedavi olmasalar bile, olumlu sonuç alma oranı eskiden düşünülene göre oldukça yüksektir.

Tedavide temel yöntem, uzun süreli bireysel terapi veya grup ve aile terapileridir. Uzun yıllar daha çok analitik, dinamik yönelimli tedaviler uygulanmaktayken, son yıllarda bilişsel davranışçı, diyalektik veya şema terapilerinin de yararlı olduğuna ilişkin yayınlar bulunmaktadır.

Terapilerin yanında, bu hastalarda sıklıkla ortaya çıkabilen, duygusal dalgalanmalar, depresif dönemler, yoğun anksiyete krizleri ya da kısa süreli psikotik belirtilere karşı ilaç kullanılmaktadır.